SmartFAQ is developed by The SmartFactory (http://www.smartfactory.ca), a division of InBox Solutions (http://www.inboxsolutions.net)
Rahatsızlığınızı Yazın Diş Hekimi Selim Yıldız Cevaplasın


Soru-Cevap 

 Mevcut Kategoriler
Aşağıda listelenen kategorilerden birini seçerek ilgili soru ve cevapları okuyabilirsiniz.
Kategori Soru Son Eklenen Soru
 Ağız ve Diş Sağlığı
Ağız ev Diş Sağlığı hakkında öğrenmek ve paylaşmak istedikleriniz.
18 Merhabalar,öncelikle dişçiden çok korktuğumu beli...

 Son eklenen sorular
Son eklenen sorular aşağıda listelenmiştir.
« 1 (2)
Soruyu Soran Ozlemtok, Soruyu Cevaplayan Selim YILDIZ. Tarih: 12-Jan-2009 20:56 (218 kez okundu)
Merhaba,
Hamilelik döneminde, hormon metabolizmasının değişimine bağlı olarak dişeti iltihaplanması sıklıkla karşılaşılan bir durumdur. Kanama, bu iltihaplanmanın belirtilerinden birisidir. Ancak dişeti iltihabı diştaşı etkisiyle de ortaya çıkabilir. Bu durumda, diştaşlarını temizletmeniz, problemi tamamen ortadan kaldırabilir ya da şiddetini azaltır. Hormonal nedenle ortaya çıkmış ise sizin yapabileceğiniz birşey yok, hamilelik bittikten sonra kendiliğinden düzelecektir.

Dişeti kanaması bebeği etkilemez ve dişeti çekilmesinin tedavisi mümkündür. Düzelme kendiliğinden gerçekleşmez. Tedavi için diş hekimine gitmeniz gerekiyor. Geçmiş olsun..


Requested and Answered by Ziyaretçi on 15-Mar-2009 14:46 (211 kez okundu)
Merhabalar. Benim sorunum ciddi. 4 yıl süren diş eti hastalığı çekiyorum. 4 yıl önce sol üst azı dişimde meydana gelen çürüme nedeniyle dişim çekilmişti. Dişim çekilmeden önce dişimde apse vardı. doktorum apse nin geçmesi için ilaç verdi onları kullandıktan sonra dişim çekildi. İlerleyen günlerde dişin çekildiği yer şişmeye başladı ve ağrımaya ( bu ağrı başımın sol kısmına doğru uzuyor ve başımın sol kısmı tamamen etkileniyor. Sol gözüm,Sol kulağım, Sol sinüslerim.) bu olay bedensel olarak yüksek hareketlilik halinde daha şiddetli oluyor. Birde havalar soğuk ise ağrı katlanıyor. Ve buna bağlı olarak tam 4 yıl devam eden iltihap akıntısı. Sinüs filmi çekildim, sinüslerim temiz çıktı. KBB doktorum Akıntının diş etindeki problemden kaynaklanabileceğini söyledi. Şimdi Çare arıyorum. Nereye gideyim, Ne yapmalıyım. Nasıl kurtulabilirim.


Soruyu Soran Ziyaretçi, Soruyu Cevaplayan Selim YILDIZ. Tarih: 26-Dec-2008 13:28 (277 kez okundu)
Dildeki yarıklar genellikle dilin büyüme döneminde oluşur. Bu durum için doğrudan bir bölüm söylemek yanlış olur, eğer Devlet Hastanesine gidecekseniz, İstanbul Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi'ne gidip muayene olun, yarıkların derecesine göre ilgili bölüme yönlendirilirsiniz. Özel sağlık kuruluşuna gideceksiniz, diş bölümü olan bir klinik muayene sonucu doğru teşhisi koyup yardımcı olabilir. Geömiş olsun..


Soruyu Soran Ziyaretçi, Soruyu Cevaplayan Selim YILDIZ. Tarih: 21-Dec-2008 18:37 (338 kez okundu)
Taşın, yüzeye tutuculuğunu arttırmak ve uzun süre kalmasını sağlamak için yüzeyin temiz ve kuru olması gerekir. Yemek artıkları ve bakteri plağı da yüzeyden uzaklaştırılmalı. Siz kendiniz de yapıştırabilirsiniz ancak tutuculuk yetersiz olabilir. Taş, mekanik yapı olarak, yemek artıklarının orada birikmesini, plak ve çürük oluşumu riskini arttırır. Bu mutlaka taşın yapıştığı yerde çürük oluşacak anlamına gelmez ama olma ihtimali normale oranla daha yüksektir. Taşın yapıştığı dişin bakım ve temizliğine ayrıca özen göstermeniz gerekir.


Soruyu Soran Ziyaretçi, Soruyu Cevaplayan Selim YILDIZ. Tarih: 21-Nov-2008 11:12 (174 kez okundu)
Merhaba Ertan Bey,
Diş etlerinizdeki ağrı ve şişmenin soğuk algınlığı ile doğrudan ilişkisi var. Nezle veya grip olduğunuz dönemde vücut direncinizin düşmesi sebebiyle ağız içerisindeki mikroorganizmalar böyle bir rahatsızlığa sebebiyet veriyor, doğal olarak hastalığı yenmenizle birlikte diş etlerinizdeki ağrı ve şişme durumu sona eriyor.


Soruyu Soran Ziyaretçi, Soruyu Cevaplayan Selim YILDIZ. Tarih: 13-Nov-2008 09:20 (225 kez okundu)
Evet karşısındaki diş zamanla uzar ve bununla birlikte kaybedilen dişin ön ve arkasındaki dişlerde de zamanla boşluğa doğru kayma olur.


Soruyu Soran Ceren_altun, Soruyu Cevaplayan Selim YILDIZ. Tarih: 28-Jul-2008 11:29 (590 kez okundu)
Diş Ağrısı Nedir?:
Diş çürümesi, diş minesinin aşınması, diş etlerinin iltihaplanması veya bunlara benzer sebeplerden kaynaklan acı hissidir.

Bu durum neredeyse herkesin yaşamının bir veya birden fazla döneminde yakındığı bir rahatsızlıktır. Genel kanaat, diş ağrılarının basit ağrılar olduğu yönündedir ve bu sebeple dayanılmaz hale gelinceye kadar dişhekimine gitmek genellikle ertelenir. Ayrıca yine aynı kanı sebebiyle bilinçsiz ağrı kesici kullanımının ve çeşitli yöntemlerin en sık görüldüğü ağrı türlerinden biridir.

Diş Ağırısı Olduğunda Neler Yapılmalı?
- Ağrıyan diş üzerinde ve dişlerin arasında bulunan gıda birikintileri, diş fırçası ve diş ipi kullanılarak temizlenmeli ve yarım su bardağına yarım çay kaşığı tuz ilave edilerek elde edilen tuzlu su ile ağız iyice çalkalanmalıdır.
- Kesinlikle ağrıyan diş üzerine ASPİRİN ya da herhangi bir ağrı kesici ilaç uygulanmamalıdır. Kimyasal yapıları nedeni ile bu gibi ilaçlar diş etinde ve çevre yumuşak dokularda tahrişlere neden olabilmektedir. Bu da diş ağrısının yanında ikinci bir ağrının oluşmasına neden olacaktır.
- Eğer iltihap nedeni ile yüzde şişlik oluşmuşsa o bölgeye soğuk kompres yapılmalıdır.
- Dişhekimine gitmeden önce bir ağrı kesici ilaç alınabilir.
- Diş üzerinde çürük nedeni ile oyuk oluşmuşsa buraya çok az karanfil yağı (eugenol) emdirilmiş pamuk koyulabilir. Eugenol ağrının azalmasını sağlayacaktır. Ancak, bu işlemi yaparken eugenol fazla kullanılarak diş etine sızmasına neden olunmamalıdır. Çünkü karanfil yağı da yumuşak dokuları tahrip edici özelliğe sahiptir.
Bir an önce dişhekimine başvurulmalıdır.


Soruyu Soran N_karatas, Soruyu Cevaplayan Selim YILDIZ. Tarih: 28-Jul-2008 11:13 (690 kez okundu)
Ağız kokusunu bir hastalık olarak tanımlamak zordur. Ancak ağız kokusu çok önemli hastalıkların işaretçisi de olabilir. Ağız kokusunu PATOLOJİK ve FİZYOLOJİK olmak üzere iki kısma ayırmak mümkündür.

1. Fizyolojik ağız kokusu: (Siz bu kategoriye giriyorsunuz)
Her sağlıklı birey sabah uyandığında sindirim kanalında biriken gazlar veya dil sırtında üreyen bakterilerin sebep olduğu ağız kokusu ortaya çıkabilir. Dil sırtını fırçalamak ve sürekli olmamak şartıyla çinko içeren ağız gargaraları kullanmak ve sakız çiğnemek bir çözümdür.
Beslenme sonrasında görülen, nefesteki (ağızdaki değil) çirkin koku da fizyolojiktir. Örneğin sarımsak yiyen bir insanın kanına geçen uçucu aromatik bileşikler, dışarı atılır. Kan gazlarının akciğerden atılımının sebep olduğu bu koku bir hastalık değildir. Tedavi gerektirmez.

2. Patolojik Ağız Koksu (Gerçek halitosis):
Patolojik halitosisi olan hastalar dişhekimine ağız kokusu şikayetiyle müracaat etmeyebilirler. Ağızlarındaki çirkin kokunun ya farkında değildirler, ya tolere etmektedirler veya kabullenmişlerdir.

Ağız Kokusunun Sebepleri:
- Özellikle sinüs ve akciğer kaynaklı enfeksiyonlarda,
- Şeker hastalığı (aseton kokusu gibidir),
- Böbrek yetmezliği (balık kokusu gibidir),
- Karaciğer yetmezliği,
- Metabolizma bozuklukları (teşhisi zor olabilir, zaman zaman ortaya çıkan kötü bir balık kokusu),
- Açlık, diyet, ağız kuruması, oruçlu olmak (Sıvı gıda eksikliklerinde vücuttaki yağ ve protein çözünmeye başlar, bu metabolizmanın yan ürünleri kötü ağız kokusu olarak yansır).

Ağız Boşluğu Kaynaklı Halitosis: Ağız kokusunun sebeblerinin %87 si ağız boşluğu kaynaklıdır. Bunlardan %51’i dilden, %17’si gingivitisten, %15’i periodontitisten, %17’si bunların karışımından kaynağını alır. Bu tip ağız kokuları kompleks vakalar değildir. Sebep ilk muayenede belli olur. Sorunlu dişeti dokuları göz ile kolayca tespit edilebilir ve kolay tedavi edilir. Hatta bazen kokunun kaynağını hasta kendisi gösterir.

Ağız Boşluğu Kaynaklı Ağız Kokusunun Tedavisi için;

1-Dişlerinizi ve dişetlerinizi koruyun
Diş çürükleri, diş eti iltihapları ağız kokusunun önemli nedenlerindendir. Ağız içi herhangi bir enfeksiyon bakteri üremesini artıracağı için daima ağız kokusuna neden olur. Diş ve diş eti hastalıkları önemli ölçüde kötü koku yapar. Bu sebeple diş hekiminizin önerilerini dinleyip mutlaka diş sağlığı ve bakımına önem vermelisiniz.

2-Ağızda var olan protez ve köprüleri kontrol ettirin
Ağız içindeki eskimiş köprü ve diş protezleri zamanla gıda birikmesine yol açacağından kötü kokulara sebep olabilir. Bu durumlarda yenilenmesi gerekenleri değiştirmeli, eksik olan dişlerin yerleri için gerekli tedavileri yaptırmalısınız. Ağız kokusu ile mücadelede dişler ve diş sağlığı ilk aşamadır

3-Sakız çiğneyin
Tükürük ağız kokusu ile savaşmanın en güçlü yoludur. İçinde yemek parçacıklarını yerinden söküp mideye gönderecek güçlü enzimler, güçlü bakteri öldürücü antibiyotikler vardır. Bu nedenle şeker gibi bazı hastalıklarda, pek çok ilacın yan etkisi olarak ortaya çıkan kuru ağızlar daima kötü kokuludur. Sabahları niçin ağzınızın kötü koktuğunu merak ediyorsanız yanıt buradadır; gece boyunca tükürük salgısı azalır ve ağzınızın içindeki yemek parçacıkları uzun süre burada durur. Bakteriler de onları afiyetle kullanır ve çürütür. Böylece sabahları ağzınız kötü kokabilir. Şekersiz sakız çiğnemek tükürük salgınızı artırarak ağız temizliğinize yardımcı olur. Nane şekerleri ve tatlı sakızlar genellikle işe yaramaz ve durumu daha da kötüleştirir. Ancak xylitol içeren sakızlar da bu konuda size yardımcı olabilir.

4-Tarçın kullanın
İçeceklerinizde ve uygun yiyeceklerinizde tarçın kullanabilirsiniz. Tarçın ağız içi bakterilerle mücadelede önemli bir silahtır. Eğer varsa tarçınlı şekersiz sakızlar da uygun bir öneri olabilir.

5-Daha fazla su için
Özellikle yaşla artan vücut kuruması pek çok yönden dikkat edilmesi gereken bir durumdur. Çok su içmek onlarca diğer yararının yanında dilinizin kurumasını da önleyerek ağız kokusu ile mücadelede önemli bir silah olarak kullanılabilir. Su ağız içindeki bakterilerin minimumda tutulması için direk yardımcıdır. Ayrıca tükürük salgısını artırarak da yardımcı olur.

6-Asla burnunuz tıkalı uyumayın
Sinüzit gibi hava yolu rahatsızlıkları ve burun tıkanmasına neden olan diğer durumlar geceleri ağızdan nefes almamıza neden olur. Bu durum ağzı ve boğazı kurutarak bakterilerin üremesi için ideal bir ortam oluşturur. Azalan tükürük salgısı durumu daha kötü hale getirir. Bu nedenle kesinlikle burnunuz tıkalı uyumamalısınız.

7-Basit şeker tüketiminizi azaltın
Beyaz un, beyaz şeker, glukoz/fruktoz şurubu ile tatlandırılmış tüm hazır gıdalar ağız içindeki bakteriler için inanılmaz bir hazinedir. Bu tür şekerleri çok kolay kullanarak hızla çoğalırlar. Basit şekerler (atıştırmalık tüm şekerli gıdalarda olduğu gibi) diş çürüklerine neden olur ve ağız sağlığını büyük bir süratle bozarlar. Bu nedenle basit şeker tüketiminizi azaltmalısınız. Bu da su içmek gibi size onlarca yararın yanında ağız kokunuzun azalmasına da yardım edecektir.

8-Lokmaları iyi çiğneyin
Bu sayede yiyeceklerle tükürük salgısı iyice karışır ve ağızda yemek parçası kalma olasılığı düşer. Daha çok çiğneme hareketi daha çok bakterinin yerinden koparak mideye gitmesine yardımcı olur.

9-Diş ipi kullanın
Diş ipi sayesinde fırçanın çıkaramadığı yerlerdeki bakteri ve yemek artıklarını sökebilirsiniz. Özellikle diş gövdeleri arasındaki dar bölgelerde biriken yemek artıkları hızlı bakteri çoğalmasına neden olabilir.

10-Sigara içmeyin
Sigara içmek ağız kuruluğuna neden olduğundan ağız kokusuna sebep olur. Ayrıca diğer bir ağız kokusu nedeni olan diş eti hastalıklarına da zemin hazırlar.

Alıntı: Agızkokusu.com


« 1 (2)


Üye Girişi

Kullanıcı Adı: Şifre: Şifremi Kaybettim! | Kayıt Ol!

Menü

Link Ekle
Bilgi Ekle
Arşiv
Soru Sor


E-Randevu

Online Randevu Alın


Anket

Diş Hekimine Ne Sıklıkta Gidiyorsunuz?
Her hafta
Her ay
3 ayda bir
6 ayda bir
Yılda bir
Hiç gitmedim


Arama

Gelişmiş Arama

Rastgele Oyun

Bu oyunda puanlama yapılmamaktadır.
Şimdi Oyna | Diğer Oyunlar